|
|
ANASAYFA
|
TÜMAF'IN DERNEK YÖNETİCİLERİ ALANYADA BULUŞTU |

| ALTIN KEPÇE TURİZM ve AŞÇILAR DERNEĞİ ikinci yaş günü ve yaza merhaba kokteyli 20 mayıs Çarşamba akşamı PARK ALANYA TESİSLERİ havuz başında MUHTEŞEM bir törenle kutlandı. |
| |
Altın kepçe Turizm ve Aşçılar Derneğinin geleneksel hale getirdiği ve her yıl mayıs ayının 2 veya 3’üncü haftaları içersinde gerçekleştirdiği yıldönümü yaza merhaba kokteylinde konuşma yapan Dernek Başkanı Mesut Önal konuşmasında şunları söyledi : Özellikle bu yıl yaşamakta olduğumuz küresel kriz nedeniyle en fazla mağdur olan gruplarından biri olan Aşçılık mesleği mensuplarını koruyacak bir devlet politikasının olmadığından dolayı dünyanın neresinde olumsuz bir olay olsa Türk Turizmi felç oluyor Turizme direkt veya en direkt yollardan en ufak bir olumsuzluk ve şüphesi görüldüğünde bunun faturası hizmet sektörü olan Turizm çalışanları ve tesislerimizin kalbi olan aşçılarımıza kesildiğinden dolayı Devlet büyüklerimizin ,yerel yöneticilerimizin,Turizme yön veren çevrelerin bizlerin yaşadığı sorunlara duyarsız kalmamalarını Tüm meslaktaşlarımız adına buradan rica ediyorum. Dernek başkanı mesut ÖNAL daha sonra kokteylin gerçekleşmesinde Altın kepçe Turizm ve Aşçılar Derneğine destek veren firmalara birer plaket takdim etti.
TÜM AŞÇILAR FEDERASYONU üyesi olan derneğe böyle anlamlı gününde destek veren FEDERASYONU oluşturan Derneklerden bazıları AŞÇILAR DERNEĞİ Bşk Sn Ahmet YAVUZ İstanbul’dan,,Mutfak profesyonelleri Derneği yönetim kurulu üyesi ÖZCAN hanım İstanbul’dan,Avrasya Aşçılar Derneği yönetim kurulu üyesi İstanbul’dan,Uludağ profesyonel Aşçılar Derneği yönetim kurulu üyesi Sn:Ali SERÇE Bursa’dan,Bodrum Aşçılar Derneği Başkanı Sn:Halil UZUN’a Altın kepçe turizm ve Aşçılar Derneğinin çerçeveletilmiş birer flamasını takdim ettikten sonra davetlilerde bu günün anısına Mesut ÖNAL’A dernek adına bazı hediyeler verdikten sonra kokteyle katılan davetlilere teşekkür ederek 2009 yılı Turizm sezonu ülkemize ve camiamıza hayırlı olsun daha nice yıllara hep birlikte dedi.
Altın Kepçe Turizm ve Aşçılar Derneği tarafından organize edilen yıldönümü ve yaza merhaba kokteyline katılan 500 kişilik davetli arasında Alanya Kaymakamı,Alanya Bld Başkanı,Kleopatra otelciler derneği yönetim kurulu tam kadro,Altid Bşk yardımcısı Sn.Burhan SİLİ, Alanya cumhuriyet ve Cezaevi savcıları grubu,Alanya Adliyesi Hakiler grubunun yanı sıra TÜM AŞÇILAR FEDERASYONUNUN değerli üyeleri , Dernek üyeleri,ve Derneğe gönül vermiş sempati duyan kişilerin katılımıyla gerçekleşen gecede birde dernek amblemli pasta kesildi. |
|
|
HAYDİ ARKADAŞLAR DERNEKLER BU GÜN İÇİN |
ULUDAĞ PROFESYENEL AŞÇILAR DERNEĞİ MUSTAFA USTAYA DESTEK
|
|
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı |
Uludağ profesyenel aşçılar derneği tüm vatandaşlarımızın ATATÜRKÜ' anma gençlik ve spor bayramını kutlar
|
|
Domuz Gribinden Ölenlerin Sayısı 60'ı Geçti Ölümler Meksika, ABD, Kanada ve Kosta Rika'da gerçekleşti. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, 33 ülkedeki toplam vaka sayısı 5 bin 728.Cenevre - BİA Haber Merkezi14 Mayıs 2009, Perşembe Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 33 ülkede toplam 5 bin 728 domuz gribi vakası saptandığını, ölümlerin sayısınınsa 61 olduğunu açıkladı.Örgütün dünkü bültenine göre, Meksika'da 56, ABD'de 3, Kanada ve Kosta Rika'da 1'er kişi domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetti.Laboratuarlarca doğrulanmış, Meksika'da 2 bin 59, ABD'de 3 bin 9, Kanada'da 358, Kosta Rika'da 8 vaka var.Domuz gribi vakalarının düğer ülkelerde dağılımı şöyle:Almanya (12), Arjantin (1), Avustralya (1), Avusturya (1), Brezilya (8), Britanya (68), Çin (2), Danimarka (1), El Salvador (4), Finlandiya (2), Fransa (13), Guatemala (3), Hollanda (3), Hong Kong (1), İrlanda (1), İspanya (98), İsrail (7), İsveç (2) , İsviçre (1), İtalya (9), Japonya ( 4), Kolombiya (6), Kore (3), Küba (1 ), Norveç (2), Panama (29), Polonya (1), Portekiz (1), Tayland (2), Yeni Zelanda (7)."Dünyanın üçte birine yayılabilir"Science dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göreyse, domuz gribinin dünya nüfusunun üçte birine bulaşma olasılığı var.Araştırmayı yürüten ekibin başkanı Profesör Neil Ferguson, virüsün büyük ölçekli ölümlere sebep olup olmayacağına karar vermek için henüz erken olduğunu söylüyor. Ancak grip mevsimi olan sonbahar ve kış aylarında, Kuzey Yarıküre'de büyük bir salgın olasılığı olduğunu da ekliyor. Ferguson, virüsün bulaşacağı her bin kişiden dördünün hayatını kaybedebileceği görüşünde. (TK)
|
Hadise Eurovision finaline yükseldi Moskova'da yapılan şarkı yarışması yarı finalinde yarışan Hadise ve şarkısı Düm Tek Tek finale yükseldi. 18 ülkenin katıldığı Eurovision şarkı yarışması yarı finalinden, finale 10 ülke yükseldi. Finale kalan ilk 10 ülke Eurovision 2009 yarı finalinde yarışan 18 ülke ile İngiltere ve Almanya'da halk tele oylaması ile seçildi. Böylece, Hadise Düm Tek Tek ile finale yükselen 10 ülke arasına Türkiye'nin adını yazdırdı. Eurovision 2009 şarkı yarışması yarı finalinden, halk oyuyla finale yükselen 10 ülke şunlar: Türkiye, Bosna-Hersek, Romanya, Portekiz, Malta, Ermenistan, İsveç, İzlanda, İsrail ve Finlandiya. Eurovision 2009 ikinci yarı finali 14 Mayıs Perşembe ve finali ise 16 Mayıs Cumartesi gecesi yer alacak. ULUDAĞ PROFESYENEL AŞÇILAR DERNEĞİ HADİSEYE BAŞARILAR DİLER
|
ANNE KALBİ
Delikanlı,katı yürekli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti.Ancak kız,korkunç bir şart ileri sürerek:Senin sevgini ölçmek istiyorum,dedi.Bunun için de köpeğime yedirmek üzere bana annenin kalbini getireceksin. Delikanlı,tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermişti.Annesi,belki de durumu farkettiği için oğluna fazla direnmedi.Ve çocuk,annesini öldürerek kalbini bir mendile koydu.Delikanlı,kızın isteğini yerine getirmiş olmanın heyecanıyla yolda koşarken,ayağı bir taşa takıldı.Kendisi bir tarafa,mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı.Canının acısından,ağzından ister istemez"Ah anacığım!"sözleri döküldüğünde annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamış olan kalbinden bir ses yükseldi:
-Canım yavrum,bir yerin acıdı mı?
ULUDAĞ PROFESYENEL AŞÇILAR DERNEĞİ TÜM ANNELERİN ANNELER GÜNÜNÜ KUTLARIZ
|
|
moskovada acılaçak olan pastahane imalathanemize
yaş pasta ustası
kuru pasta ustası
çikolata ustası
mayalı hamur ustası
ekmekci
baklava ustası
çikolata ve marzipan ustası
özgeçmişi ve cv hazılayıp göndermelerini arzu ediyorum
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.irfansimsek.com
tel : +79268528742
+791565580893 |
|
|
|
|
|
Bursa, 2007 nüfus sayımına göre Türkiye'nin 4. büyük ili olup,Marmara Bölgesi'nin Güney Marmara bölümünde yer almaktadır. Ekonomik açıdan Türkiye'nin en gelişmiş illerinden biri olan Bursa doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşır.Ayrıca Türkiye'nin en önemli sanayi kenti olduğu söylenebilir. Yüzölçümü 10.891 km² olan Bursa ili kuzeyde Marmara Denizi ve Yalova ili, kuzeydoğuda Kocaeli ve Sakarya, doğuda Bilecik, güneyde Kütahya ve Balıkesir illeri, batıda yine Balıkesir iliyle çevrilidir.
Bursa'nın ilçeleri nüfusları şu şekildedir:
İnegöl (218.000), Mudanya (62.000), Gemlik (98.000), Orhangazi (56.000), Mustafakemalpaşa (102.000), Karacabey (41.000), Yenişehir (26.000), Kestel (44.000), Gürsu (52.000) ve İznik (20.000).Bursa'ya yerleşen ilk Türkler manav Türkleridir ve hala günümüzde kendilerini manav olarak ifade eden bu türkler köylerde yaşamaktadırlar. Bursa gerek Cumhuriyet öncesi,gerek Cumhuriyetten sonra yurt dışı ve yurt içinden çok büyük göçlere maruz kalmıştır.Bu göçler 1960'lardan sonra hız kazanmıştır.Yurt içinden gelenlerin illere göre sıralanışı Erzurum-350.000,Artvin=300.000-350.000 arası,Ardahan-200.000 nüfuslarıyla ilk 3 sırayı almaktadır.Yurt dışından ise Bulgaristan, Ahıska, Çerkesya ve Dağıstan göçmenleri çoğunluktadır.
Tarih boyunca il geneline yapılan göçler neticesinde Osmanlı'nın bölgeye getirdiği Türkmenler, daha sonra da gerek Balkanlar, gerekse de Kafkaslar'dan yapılan göçlerle Pomak, Boşnak, Arnavut, Rumeli Türkleri, Çerkesler, Dağıstanlı Lezgiler, Avarlar, Dargiler, Abazalar, Tatarlar vb. etnik gruplar tarafından iskan olunmuşlardır. İl genelinde tarihin derinliklerinden beri yerleşik halkı Manavlar azınlıkta kalmış ve gelen göçlerle kültürel doku tamamen değişikliğe uğramıştır. Günümüzde hala birçok köyde yaşamaktadırlar ve daha çok köylerde bulunan manavlar manav olduklarını ifade ederler.
Bursa Türk Mutfağı
Bursa yöresinde yaratılan meşhur mutfak ürünleri
- İskender Kebap
- İnegöl Köfte
- Cantık
- Kestane Şekeri
- Kemalpaşa Tatlısı
- Pideli Köfte
- Su böreği
- Süt Helvası
Kültürel Dernekler
- Bursa Kadın Ressamlar Derneği
- Bursa Filarmoni Derneği Bursa Filarmoni Derneği, 1995 yılında Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü'nün öncülüğü ve girişimi ile kuruldu. Kısa zamanda İdil BİRET, Fazıl SAY gibi önemli konser programları gerçekleştiren dernek, Uludağ Üniversitesi Oda Orkestrası'nın kuruluşuna giden yolu açmış oldu.
- Bursa Mehter Musikisi ve Halk Oyunları Derneği
- Bursa Araştırmaları Vakfı
- Yeni Yüksektepe Kültür Derneği Bursa Şubesi
Yapılan araştırmalar Bursa yöresinin M.Ö. 4000'lerden beri çeşitli yerleşimlere sahne olduğunu göstermektedir. Bu topraklara M.Ö. 13. yüzyıldan sonra Bitinler ve Misler yerleşti. İlk çağda Bitinya ve Misya'nın komşu olduğu bir alanda yer alan yöre M.Ö. 7. yüzyılda Lidya'nın, M.Ö. 546'da da Perslerin egemenliğine girdi. M.Ö. 334'e kadar süren Pers egemenliği boyunca Bitinyalılar kendi yöneticilerini seçme hakkına sahipti. M.Ö. 328'de Bitinya Krallığı kuruldu. Kral Zipoetes döneminde gelişen krallık, oğlu I. Nikomedes zamanında en güçlü haline ulaştı. M.Ö. 230-182 arasında Bitinya kralı olan I. Prusias Bursa kentinin kurucusu olarak kabul edilir. Bursa adının da kentin o zamanki adı Prusa'dan kaynaklandığı sanılmaktadır. M.Ö. 74'te Roma'ya bağlanan Bitinya'nın başkenti Prusa'dan Nikomedeia'ya (İzmit) taşındı. M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesinden sonra Bizans yönetiminde kalan Bursa, imparatorluğun Doğu Eyaleti'ne bağlı beş diyosezden Asya Diyosezi sınırları içindeydi. Kent özellikle 11. yüzyılda Selçukluların saldırısına uğradıysa da 14. yüzyıla değin Bizans yönetimi altında kaldı. Uzun çatışmalardan sonra 1326'da Orhan Bey Bursa'yı alarak Osmanlıların başkenti yaptı. Bursa 1365'te Edirne'nin başkent yapılmasına kadar bu durumunu korudu. Bursa, İstanbul'un fethi'ne kadar Osmanlıların en önemli merkeziydi. Bursa yöresi 1900'lerin başında Hüdavendigar Vilayeti'nin sınırları içindeydi. Kentin belediyesi 1877'de kuruldu. Kurtuluş Savaşı yıllarında çeşitli yörelerinde ayaklanmalar çıkan Bursa 8 Temmuz 1920'de Yunanlılarca işgal edildi; 11 Eylül 1922'de işgalden kurtuldu.
Not:Makedonya kıralı Filip V'in önerisiyle Uludağda bir Birsa/sur yapıldığı,son günlerini burada yaşadığı,ve adı Filibos mahallesi ile günümüze kadar geldiği bilinmektedir.(Şimdi Alaaddin mahallesi denmektedir.) Kurtuluş savaşına zemin hazırlayan ve milli şuurumuzun yek pare olmasını sağlayan Çanakkale Savaşında da en fazla şehidi Bursa nın vermesi de ayrı bir gurur kaynağıdır.
Turistik Yerler
- Uludağ
Doğal Mekanlar
- Aras Şelalesi
- Suuçtu Şelalesi(Mustafakemalpaşa)
- Ayvaini Mağarası (Mustafakemalpaşa)
- Görecik Yaylası (Büyükorhan) - Kocayayla (Keles)
- Sadağ Kanyonu (Orhaneli)
- Sansarak kanyonu (İznik)
- Cumalıkızık
- Gölyazı, Nilüfer
- Uludağ Milli Parkı (Osmangazi)
- İznik Gölü
Kale ve Surlar
- Bursa Kalesi
- İznik Kalesi
- Kestel Kalesi
- Kite Kalesi
- Ulubat Kalesi
- Yer Kapı
- Pınarbaşı Kapısı
- Zindan Kapı
- Kaplıcalar Kapısı
- İstanbul Kapısı
- Lefke Kapısı
- Yenişehir Kapısı
- Gazi Akdemir Hisarı
- Balabanbey
|
|
|
Hijyenin en önemli olduğu yerlerden birisi de mutfaktır. Tüm ev ahalisinin sağlığı bu mekanın hijyenik olması ile yakından alakalıdır. Mutfak hijyenine dair önemli anektodlar..
Kullanılan malzemelerin yüzey özellikleri, kalitesi, mutfağın yerleşme planı kuralların uygulanmasını kolaylaştırır şekilde olmalıdır. Yabancı parçalar, cam kırıkları, kırık araç gereç, tezgahlardaki çentik ve bütünlüğünü bozan her tür zedelenme ve kırılma temizlik açısından risk oluşturur.
Mutfakta yiyecek malzemesi kabul yeri, yiyeceklerin işlem gördüğü bölüm, artık ve bulaşıkların bulunduğu alanlar ve temiz kapların muhafaza olduğu yerler birbirinden ayrı olur.
Yerlere dökülen yiyecek maddeleri hemen kaldırılır ve zemin temizlenir.
Yemek kapları yıkanmadan önce, yemek artıklarının temizlenmeleri gerekir. Spatula, bulaşık telleri ve fırçalar bu işlem için kullanılacak araçlardır. Su ile durulama kirleri daha da azaltır. Tabakların makineye uygun şekilde yerleştirilmesi yıkamanın etkililiği için, yıkama işlemine kadar makinenin kapalı tutulması ise ortamın temizliğinin korunması için önemlidir. Bulaşıkların bir yerden bir yere taşınması ve yıkanmak için açıkta bekletilmesi mikropların bulaşmasını ve çoğalmasını artıran bir durumdur.
Bulaşık makinesi fırın ve ocakların temizliği, geniş yüzeyleri ve yiyecek artıkları ile temasları nedeniyle özellik taşır. Mekanik temizlikleri yiyecekler kurumadan spatula ve fırça ile yapılır. Başarı sağlanamayan durumlarda 1/50 konsantrasyonda sulandırılmış çamaşır suyu ile yüzey uygunsa göllenme yapılarak, değilse silinerek yiyecekler uzaklaştırılır.
MUTFAK HİJYENİ NEDİR?
Mutfak hijyeni genel gıda hijyeni kapsamı içinde gıdaların sağlığa uygun koşullarda hazırlanmasını ifade eden bir kavramdır.Temiz ve düzenli bir mutfak hijyeninin ön koşulunu olarak kabul edilir.
MUTFAKTA HİJYENİK ORTAM NASIL SAĞLANIR?
• Güvenli gıda hazırlamanın altın kuralı temizliktir.Yemek hazırlamaya başlamadan önce ve çiğ et yada tavuk ürünlerine dokunduktan sonra eller 20 saniye süreyle sıcak su ve sabunla yıkanmalıdır.
• Uzun saçlar bone yada eşarpla örtülmeli, eldeki kesik yada yaraların tamamen yara bandıyla kapalı olduğundan emin olunmalıdır.Yara enfeksiyon kapmışsa mutfaktan uzak durulmalıdır.
• Mutfakta hijyen sağlanması için kullanılan her türlü cihaz ve ekipmanın temiz olması gerekir.
• Mutfaklarda kullanılan bulaşık bezleri/süngerler iyi temizlenmezse birkaç saat içinde üzerlerindeki bakteriler milyonlarca sayıya çıkabilmektedir.
• Çiğ etlerin hazırlanmasında kullanılan bıçaklar da diğer gıdalara bulaşmanın önlenebilmesi için temizlenip, kaynar su içinde bekletilerek dezenfekte edilmelidir
• Mutfaklarda kağıt havlu kullanımı tercih edilmeli veya bu amaçla kullanılan bezler, yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır.
• Mutfakta çok sayıda temiz kap bulundurulmalı,gıdaların sağlıklı koşullarda hazırlanabilmesi için çiğ ve pişmiş et, tavuk ürünleri için ayrı kaplar kullanılmalıdır.Aksi taktirde çiğ et ve tavuk ürünleri ile bu ürünlerin suyunda bulunabilecek zararlı bakteriler, pişmiş gıdalara bulaşabilir.
• Çiğ et ve tavuk suyundan bulaşmanın önlenmesi için tezgah ve lavabolar sıcak sabunlu suyla yıkanmalı yada dört çeyrek suya 1 çay kaşığı klor katılarak hazırlanan suyla durulanmalıdır.
• Çiğ et yada tavuk ürünlerini paketlemek için kullanılan köpük bazlı kaplar , yumurta kutuları yada plastik kaplar da bulaşmaya neden olabileceği için başka gıda maddelerini saklamak için tekrar kullanılmamalı, atılmalıdır.
• Çiğ et ürünleri pişirilmeden önce bakterilerden arındırılmak amacıyla yıkanmamalıdır.Bakteriler ancak 71ºC de pişirilerek yok edilebilir.
• Gıda güvenliği açısından tavuk ürünlerini tuzlu suya batırmanın yararı yoktur.
• Islak mutfak bezleri bakterlerin üremesi içn uygun ortam oluşturacağından mutfak bezleri haftada bir çamaşır makinasında sıcak suyla yıkanmalı, süngerler her zaman temiz bırakılmalıdır.
• Lavaboda biriken yiyecek artıkları nemli ortamda bakterilerin çoğalması için ideal bir ortam oluşturduğu için,mutfak lavabosu periyodik olarak klorlu su yada temizlik maddeleri ile yıkanarak dezenfekte edilmelidir.
• Farklı yiyecek maddelerini kesmek için farklı temiz bıçaklar kullanılmalıdır.
• Konserve açmadan önce yiyecek maddesine bulaşma olmaması için konserve kapağı yıkanmalı; her kullanımdan sonra konserve açacağıunın ağzı yıkanmalıdır.Yiyecek öğütücü ve mutfak robotunun parçaları her kullanımdan sonra temizlenmelidir.
• Çiğ et için kullanılmış yada temiz olmayan bir kap pişmiş et için kullanılmamalıdır.
KESME TAHTASI KULLANILIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
• Kullanılan kesme tahtası mutlaka temiz olmalı, Kolay temizlenebilenebilmeli ve pürüzsüz bir yüzeye sahip olmalıdır.
• Yemek yaparken her aşamada kesme tahtası, kullanılan tezgah üstü ve tas, süzgeç, bıçak gibi ekipmanlar sıcak sabunlu su ile yıkanmalıdır.
• Mümkünse taze tüketilen gıdalar için ayrı, çiğ et tavuk balık için ayrı,yenmeye hazır gıdalar (ekmek gibi) için ayrı bir kesme tahtası kullanılmalıdır. Bu yolla salata gibi pişmeyen gıda maddelerine,çiğ etlerden bakteri bulaşması önlenmiş olur.
• İyice aşınmış, yüzeyi bıçak darbeleri almış kesme tahtaları kullanılmamalıdır.
• Yüzeyi gözenekli olmayan plastik, mermer,seramik kesme tahtaları, tahtaya kıyasla daha kolay temizlenebildiği için tercih edilmelidir.
• Kesme tahtaları, tahtadan yapılmamışsa sıcak sabunlu su yerine bulaşık makinasında da yıkanabilir.
• Kesme tahtası deterjanlı su ve fırça ile yıkandıktan sonra 1 çeyrek suya 1 çay kaşığı klor yada 1 tatlı kaşığı çamaşır suyu katılarak hazırlanmış su ile durulanmalıdır.
EL HİJYENİ NASIL SAĞLANIR?
Tüketime hazır haldeki gıdalara bu gıdaları hazırlayan kişiden kaynaklanabilecek bulaşmalar önlenmelidir.
• Gıdalara dokunmadan önce ,çiğ et yada tavuk ürünlerine dokunduktan yada paketledikten sonra, ellere bulaşma olabileceği için her seferinde eller yıkanmalıdır.Diğer bir deyişle, çiğ et yada tavuk ürününe dokunduktan sonra yıkanmamış elle tutularak yenilen meyve hastalığa neden olabilir.
• Tuvalet kullanımı, bebek bezi değiştirilmesi,hasta bakımı, burun temizliği,aksırma öksürme ,evcil hayvan bakımı sonrasında eller tercihen ılık su ve sabunla en az 20 saniye süre ile yıkanmalıdır.
• Elde yara, kesik varsa yara bandı ile kapatılmalı ve yemeklerin hazırlanması sırasında eldiven kullanımı tercih edilmelidir.
Eller
• Tuvalet kullanıldıktan sonra
• Çocuk bezi değiştirldikten sonra, (bezli çocuğun elleri de yıkanmalı)
• Çocukların tuvalet ihtiyacını gidermelerine yardım edildikten sonra
• Ellerin kusmuk, tükürük yada burun akıntısı gibi vücut sıvıları ile temasından sonra
• Yemek hazırladıktan yada yedikten sonra
• Çiğ et,tavuk,balık yada yumurtaya dokunduktan sonra yıkanmalı,
Eller yıkanırken,
1. Sıcak akan su ve sabun (antibakteriyel sabun idealdir )kullanılmalıdır.
2. Ellerin önü ve arkası 20-30 saniye ovulmalıdır.
3. Tırnak içleri ve parmakların tüylü bölgelerinin iyice yıkandığından emin olmalıdır.
4. Sıcak, akan su ile eller durulanmalıdır.
5. Eller atılabilen kağıt havlu ile kurulanmalıdır
|
|
'd.eti' hilesiyle domuz eti yediriyorlar
Et, salam ve suçuk alırken dikkat! Domuz etinin 'd.eti' yöntemiyle dana eti diye satıyorlar
Domuz etinin 'd.eti' yöntemiyle dana eti diye satılması Tarım Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Bakanlık Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları, bundan böyle 'd.eti' yazılamayacağını belirterek, "Domuz eti ise domuz eti, dana eti ise dana eti olduğu yazılacak" dedi. Mirmahmutoğulları, "Vatandaşlarımız herhangi bir şekilde şüphelendiklerinde Alo Gıda Hattı 174'e anında bildirmeli. Öyle 'D. bilmem ne eti' gibi etleri asla kullanmamaları lazım.'' dedi. Zaman'ın haberine göre, Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Muzaffer Aydemir, ruhsat alan domuz çiftliği olmamasına rağmen kaçak üretim ve kesim yapıldığını belirtti. Domuz etinin dana eti diye satıldığını ifade eden Aydemir, "Tüketicimiz dikkatli olmalı. Pazarda ve marketlerde satılan ürünlerin içerisinde de domuz eti olabilir. Son günlerde 'd.eti' etiketiyle satılan ürünlerle karşılaşıyoruz. Vatandaş d.eti'ni dana eti olarak algılayabilir ancak buna itibar etmemeli, güvendiği yerlerden et almalı" açıklamasını yapmıştı.
habertürk
|
|
Avrasya Aşçılar Derneği yurt içi festivallerinden sonra şimdi de yurt dışı projelere başlıyor.
Avrasya Aşçılar Derneği Başkanı Ümit Yüksel ve Genel sekreter Gürsel Keleş Geleneksel Türk Mutfak Kültürünü tanıtmak üzere projenin ilk ayağını organize etmek üzere 24 Nisan’da Lübnan'ın başkenti Beyrut’a hareket edecekler. 25 Nisan’da başlayacak olan Lezzet festivali İntercontinental Beyrut otelinde gerçekleşecek ve 2 Mayıs akşamına kadar devam edecek.Türkiye’den katılımın bakanlar nezninde olması bekleniyor ve tüm hazırlıklar buna göre yapılıyor.
|
|
|
21.04.2009 tarihinde gerçekleştirdiğimiz TAF Olağan Genel Kurulu’nun ardından, 30.04.2009 Perşembe günü yapılan toplantıda Yönetim Kurulu görev dağılımı gerçekleşmiştir.
Genel Kurul’da ortaya çıkan genel kanı doğrultusunda yapılan görev dağılımı aşağıdaki gibi olmuştur:
Başkan : Y.Yalçın Manav (MPD)
Başkan Yardımcısı : Ahmet Yavuz (Aşçılar Derneği)
Başkan Yardımcısı : Mesut Önal (AKTAD)
Genel Sekreter : Ahmet Bircan Eresin (MPD)
Sayman : Abdullah Ergüven (MPD)
Genel Kurul’da yapılan toplantıda alınan kararlar neticesinde çeşitli komiteler oluşturulması kabul edilmişti.Üyelerimizin yetenek ve pozisyonları doğrultusunda, kaliteli ve etkin projeler yaratılması için geliştirilecek olan bu komiteler, TAF’ın üzerindeki sorumlulukların eşit bir şekilde paylaşılmasını sağlayacaktır.
Görev Dağılımı toplantısı esnasında oluşturulan “Gençlik Komitesi”nin başına “Akademik Genç Aşçılar Proje Sorumlusu” İbrahim Dinç (Akademik Aşçılar Derneği) seçilmiştir.
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 37 Toplam: 44 |
|
Kimler Sitede
Sitemizi toplam 28932 kişi ziyaret etmiştir..
|